Türkiye nin diğer illerinde nasıl bilmiyorum ama bulunduğum yere kış geldi. 2 gün önce don atlet dolaşırken bugün dolapta kazak mont arıyordum. Bir müsade etseydin sayın Mikail, kışlıkları yerleştirseydik. Ne bu acele.
Akşam ayazından aklım gitmiş bir şekilde, apartmanın önünde aşağı yukarı koşturuyorum. Kapıya kadar gelip birşey unuttum deyip aşağıda arkadaşlarıyla muhabbet eden eşime bir şeyler soruyorum, arabada unuttuğum birşey var mı diye falan bakıyorum. Herşey tamam olunca apartman kapısına birkez daha geldim. Kapının üstünde bir anahtar var. Hangi salak unutmuş lan apartman kapısında anahtarı derken, kendi anahtarlığımı görüyorum. Bingo! O salak benim. İşte o an birşey farkediyorum. Hayatın anlamını bulmuşum gibi seviniyorum. Evet kesin salağım. Görende 1 saatte 20 kilo vermenin formülünü buldum sanar. Halbuki sadece insanın kendini koruma içgüdüsünü keşfettim. Hepimiz bildiğimizi idda ediyoruz ama o aydınlanma inmeden anlayamıyor insan.
Anahtara mal mal bakmam, salak dediğim için savunmaya geçmem, anahtarı unutuşuma yine kendi kendime açıklamalar getirmem, üstüne bir de zaten ben biliyorum bunu niye kendime açıklama yapıyorum demem 15 saniye sürüyor. Teessüf ederim salak sensin deyip 2. ye kendimi savunurken hakaret ediyorum. Bildiğin çıkmaza girdim kapının önünde. En son kıçım donduğu için içeri giriyorum. Halla kendimle mücadele halindeyim.
HANİMİŞ MİRAS?
Nerdesin? Onlarca 'kız sen nerdesin?' mailim birkaç tanede 'nereye kayboldun' yorumum var yazılarımın altında. Demek ki m...
30 Eylül 2015 Çarşamba
28 Eylül 2015 Pazartesi
MANİK MANYAK!
Herkesin hayatında, arkadaş ortamında gülerek anlattığı
kaçık akrabaları vardır. Benim sorunumsa bu akrabalarımın sayıca, kaçık
olmayanlardan fazla olması. Üstüne eşimin de normal sayıdaki kaçık akrabaları
da eklenince gerçekten, kronik ülsere neden olacak kadar büyük bir kaos ve
stres oluşturuyor. O kadar ki Canla bazen oturup, ruh sağlığı hormonlu aile
bireylerimize top 10 listesi yapıyoruz.
Genellikle birinci sırayı babam alıyor. Manik depresif, güç
kaygısı yüzünden kompleksli, etrafındaki
herşeye takıntılı bir adam. Üniversite öğrencilerine tez olarak verilse, o
öğrenci mezun olamaz. Ama burada esas
anlatmak istediğim küçük teyzem. Küçük dediysem 35 yaşında manyak.
26 Eylül 2015 Cumartesi
ODUN OLMAK YA DA OLMAMAK - İŞTE BÜTÜN MESELE BU
-Seni Seviyorum dedi Can, ben eve çıkarken.
-Bende, dedim arkama dönüp.
-Ben daha çok, dedi.
-Evet, dedim.
-En çok ben seviyorum, dedi.
-Biliyorum, dedim.
-Şımarık piç, dedi gülerek. Güldüm, eve girdim. Biliyorum çok romantik bir çift değiliz. Genel anlamda, önce telefonu sen kapat aşkım, denilince pat diye yüze telefon kapatan tiplerdenim. Çünkü Türk erkeğinin romantizmine güvenmiyorum. Romantik ol deyince hemen eve ufak mumlar koyup, koridora gül yaprağı dökmeye çalışıyorlar.
-Bende, dedim arkama dönüp.
-Ben daha çok, dedi.
-Evet, dedim.
-En çok ben seviyorum, dedi.
-Biliyorum, dedim.
-Şımarık piç, dedi gülerek. Güldüm, eve girdim. Biliyorum çok romantik bir çift değiliz. Genel anlamda, önce telefonu sen kapat aşkım, denilince pat diye yüze telefon kapatan tiplerdenim. Çünkü Türk erkeğinin romantizmine güvenmiyorum. Romantik ol deyince hemen eve ufak mumlar koyup, koridora gül yaprağı dökmeye çalışıyorlar.
![]() |
| Böyle bir şey olacak sanıyorlar |
Etiketler:
ALTINI ISLATMAK,
GÜL YAPRAĞI,
MUM,
ODUN,
ROMANTİK.,
TAM GEYİK,
TESPİTLER
24 Eylül 2015 Perşembe
Uyursan Ölürsün
Kafamda çizdiğim yollarda yürüyorum. Kafam çok karışık. Yollar çok karışık. Bir kaç köşe dönüyorum. Hep aynı yerdeyim. Hızlanıyorum çıkmak için karmaşadan. Yollar toprak, taş, hatta çamur. Bata çıka koşuyorum. Düşüyorum sonra. Dizlerim sıyrılmış, avuç içlerim paramparça, çamura bulanmış kan, midemi bulandırıyor. Uyandım!
Rüya dediğimiz olay, bilinçaltımızdaki düşüncelerin resimlerle ilişkilendirilmiş halidir. Gelecekten haber vermez aslında. Öyle olsaydı eğer, rüyalarda bilmediğimiz şeyleri de görürdük ki evrende ki anlamı olan şeyler balık- kısmet, at-murat, kuş-haberden ibaret olmazdı. Sabah uyanınca, rüyasında, Uruguay tavşanını kovalayan pumanın anlamı nedir, diye soran birini hiç görmedim. Uruguay tavşanın anlamı yok mudur şu koca evrende. Irkçılık yapmayalım.
Rüya dediğimiz olay, bilinçaltımızdaki düşüncelerin resimlerle ilişkilendirilmiş halidir. Gelecekten haber vermez aslında. Öyle olsaydı eğer, rüyalarda bilmediğimiz şeyleri de görürdük ki evrende ki anlamı olan şeyler balık- kısmet, at-murat, kuş-haberden ibaret olmazdı. Sabah uyanınca, rüyasında, Uruguay tavşanını kovalayan pumanın anlamı nedir, diye soran birini hiç görmedim. Uruguay tavşanın anlamı yok mudur şu koca evrende. Irkçılık yapmayalım.
Etiketler:
Harry Potter,
Kabus,
Rüya Tabirleri,
Seda sayan,
TAM GEYİK,
TESPİTLER
20 Eylül 2015 Pazar
BİNLERCE DANSÖZ VAR - BİRİ DE BİZİM EVDE
Çocukluktan gençliğe geçiş dönemimde, Alman tarihi, Fars dili ve edebiyatı, tenis, piyano ve bale dersleri.... Yok canım almadım onları. Böyle bir giriş yapmak isterdim .Yaptım rahatladım. Alanla da hiç tanışmadım. Alan o kadar insan da niye bana denk gelmez bilmem. Bunu düşününce, hapishaneye tekrar düşmüş Deniz Seki gibi mutsuz oluyorum. Bunun sebebini de anlamış değilim. Ancak bir dönem tiyatro yaptım. 30 sahne almışımdır en az. Deneyenler bilirler, çok eğitimsiz de olsa bu acemi oyuncular, marjinal tiplerdir. Kendi söylediği yalana inanıp o hayatı yaşayanlar mı ararsın, megolomanlar mı, diyaframdan konuşabilmek için, içine Haluk Bilginer kaçmış olanlar mı... Her çeşit mevcuttur. Balık hali gibidir. Köpek balığı da vardır hamside, yengeçte. Hatta halden ayrılınca, balık kokarsın buram buram. İşte tiyatro dünyasına bir kere girince, benzeri bir koku taşırsın üstünde.
Etiketler:
Binlerce Dansöz Var,
Dansöz,
Serdar Ortaç,
TAM GEYİK,
TESPİTLER,
Tiyarro
19 Eylül 2015 Cumartesi
Facebook Kullanım Talimatnamesi
Dünyanın başına gelen en kötü şey, Hitler ve Stalinin aynı dönemde doğup, siyasete atılıp, üstüne bir de askeri kariyer yapmasıdır bence. Nihayetinde iki acımasız despot güç, birbirlerini yeyip bitirirken, bütün dünya kasıp kavrulmuş. Bir kısmımıza bu acıyı yaşamak kalmış, diğer kısmımıza ise bunları duyup, dünyanın acımasızlığı yüzünden savunma mekanizması geliştirmek.
Türkiyenin başına gelen en kötü şey ise, Mark Zuckenberg in Facebook u Türkiye ye açmasıdır.
Tamam ikisini aynı kefeye nasıl koydun diyeceksiniz ama Türk insanının egosunu bu kadar gereksiz yere tatmin edebilmesi, ilerleyen dönemler için, yeni megolomanlar yarattığında bu sözü gururla heryerde paylaşabilmemi sağlayacak. Siyasetçiler değişecek, savaşlar çıkacak, afetler olacak. Her zaman ki gibi hepsi gelip geçecek ama biz facebook un insanı insanlıktan çıkaran olanakları ile yetişmiş bir toplum olacağız.
Etiketler:
Arkamdan konuşanlar.,
atar,
Facebook,
Gider,
Laf çaktım,
Paylaş,
TAM GEYİK,
TESPİTLER
18 Eylül 2015 Cuma
Sana Günahımı Bile Vermem! (Bir erkek kavgası)
Çok lazımdı ya o günah bana. Tüh! Hangisini kasteddin. Kul hakkı mı yedin onu mu şeettin. Yoksa Zina mı yaptın (yapmıştır kesin bu kaltak). Neyse artık bendekilerle idare edeyim ben. 3-5 dedikodu. Birkaç gıybet. Ürün yelpazesi dar. Lan füturistik salak! Napiyim ben senin günahını. Dur ben senin o günahlarını bir tarafına sokayım da, bendekilerde de çeşit olsun.
Sinirden kıpkırmızıyım. Zaten ölürsem bir gün, aşırı sinirden öleceğim. Bir kabilede falan yaşıyor olsaydım, eti sert olur diye kesip yemezlerdi bile beni.
Bir uçan tekme görüyorum. Havada bana doğru geliyor. Lise de okul kantininde uçan tekme görmek herkese nasip olmaz. Tekmeyi atan ayağın sahibinden bir baş uzunum. Tekme boş bir anıma geldi diye kendimi teselli ediyorum. Bilmediğim, bunun fragman olduğu, daha gerçek dayak yeme faslıma geçmediğimizdi.
Bu olaydan 2 hafta önce, Uçan tekmenin sahibi Sineminde içinde olduğu bir grup kızla sahildeyiz. Yarı dönem karnelerini almışız. Benim dışımda herkesin kırığı var. Evde ne bok yiyeceklerini düşünüyorlar. Sesimi çıkartmıyorum. Zaten sayısaldayım diye kendimi bir bok zannedip yeterince hava atıyorum. Ne desem ağzıma tıkayacaklar.
Sinirden kıpkırmızıyım. Zaten ölürsem bir gün, aşırı sinirden öleceğim. Bir kabilede falan yaşıyor olsaydım, eti sert olur diye kesip yemezlerdi bile beni.Bir uçan tekme görüyorum. Havada bana doğru geliyor. Lise de okul kantininde uçan tekme görmek herkese nasip olmaz. Tekmeyi atan ayağın sahibinden bir baş uzunum. Tekme boş bir anıma geldi diye kendimi teselli ediyorum. Bilmediğim, bunun fragman olduğu, daha gerçek dayak yeme faslıma geçmediğimizdi.
Bu olaydan 2 hafta önce, Uçan tekmenin sahibi Sineminde içinde olduğu bir grup kızla sahildeyiz. Yarı dönem karnelerini almışız. Benim dışımda herkesin kırığı var. Evde ne bok yiyeceklerini düşünüyorlar. Sesimi çıkartmıyorum. Zaten sayısaldayım diye kendimi bir bok zannedip yeterince hava atıyorum. Ne desem ağzıma tıkayacaklar.
Etiketler:
Anne Şefkati,
Çaçaron,
Dayak,
Erkek kavgası,
Küçücük Kız,
Uçan Tekme
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





