Kavram karmaşası yaşıyorum şu sıralar.
Kim iyi,
kim kötü,
kime güvenilir...
Saf kötü ya da saf iyi diye bir şey yoktur hayatta. Ying yang misali her kötünün içinde bir iyi her iyiynin içinde bir kötü var. Ne kötü adamlar gördüm, terbiyesiz kaba, bencil ama merhametli. Ne iyi insanlar tanıdım, güler yüzlü, eli açık ama yalancı, ters köşe. Ben babamı sadece kötü sanıyordum. İçinde iyi de varmış. O yüzden daha çok nefret ettim sanırım. Sadece kötü olsaydı yine severdim.
Karışık demi? Bir sebebi var...
Hani babana bile güvenme diye bir laf var ya.. Kim buldu Allah aşkına o lafı? O ne yaşadı ciddi ciddi merak ediyorum.
1 Ocak 2016. Saat: 01:00. Telefonda annemin sesi. Çatallaşmış, çatlamış. Baban diyor. Gördüm diyor ama kulaklarım uğulduyor anlamıyorum ne demek istiyor. 13 yaşında kardeşim alıyor telefonu bir facebook adresi veriyor, bir de şifre. Gir diyorum Can'a üst katta ki bilgisayardan, giriyor. Okumak istemesem de alamıyorum gözlerimi. Yılın başı, yaşadığım tüm yılların sonu oluveriyor.