İsyaaaaaaaaaaaaaaan diye bağırıyor yeni yan komşularım. Daha taşınalı bikaç saat oldu. Geriye bir avuç yalaaaaan. Neye isyan ediyorlar bilmiyorum. Evin tuvaletini mi beğenmediler acaba. Ne oldu? Duşakabin mi sızdırıyor. Gece on ikide akıllarına ne gelmiş olabilir de böyle bağırıyorlar anlamaya çalışıyorum. Kulağımı duvara dayamama gerek yok orda biri osursa burdan duyuluyor zaten. Allahım inşallah sesli seks yapmıyorlardır. Buna karşılık bende başlıyorum aynı şarkıya hemde avazım çıktığı kadar.
İsyaaaaaaaaan. Ne bağırıyosunuz ulaaaaaaan. Gecenin on ikisi, ben hatırlattım da susmazsanız polis çağırıcaaaaaaaaaaam. Uzata uzata. Nameli nameli.
Sustular. ama bestemden memnun kaldıklarını hiç sanmıyorum. Sabah işe giderken uunutmayayımda kapıyı dinliyeyim onlar işe gittikten sonra çıkayım bari. Kim o cartlak demesinler. Ya da desinler ya onların sesi sanki çok mu güzel. Ah o eski yan komşularım. Orta yaşın az üstünde bir çiftti. Resmen benim yüzümden taşındılar. Adamın arabasına komple çamur sürmeseydim ya da o kokana karısına cadoloz demeseydim taşınmazlardı belki. Ya da apartman girişindeki ayak kokusunun o adamın ayakkabısına ait olduğunu vurgulamasaydım mesela. Onlarda çok fenaydı. Kibirli laf sokan gıcık insanlardı ama en azından yaşları gereği gece on birde Halil Sezai söylemiyorlardı. Olsa olsa heybelide her gece mehtaba çıkarlardı gariplerim. Nerdesin kokana seni çok özledim. Gelen gideni aratıyor vallahi.
